Sustainable Energy Supporter avatar

A Spontaneous Evening at Sular Vadisi (eng-tr)

oneplanet

Published: 02 Aug 2026 › Updated: 02 Aug 2026A Spontaneous Evening at Sular Vadisi (eng-tr)

A Spontaneous Evening at Sular Vadisi (eng-tr)

Yesterday, we decided to spend a few peaceful hours at Sular Vadisi, a beautiful park very close to our home. It was not a carefully planned picnic with a lot of food, plates, or preparations. We had already eaten breakfast at home, and later we simply prepared our tea, called each other, and decided to meet. One of my aunts was already staying with us, so we left home together. She drove us there, which made everything much easier. We could actually walk to Sular Vadisi because it is not very far from our home, but we had several bags, tea flasks, and some things to sit on. Having a car was a great advantage that day. We had talked about making this plan for a long time, but something always stopped us. That is why I was very happy when it finally happened without too much planning. I really enjoy spontaneous plans because they often become the most natural and memorable moments.

Dün evimize oldukça yakın olan Sular Vadisi’nde birkaç huzurlu saat geçirmeye karar verdik. Bu, çok fazla yemek, tabak ya da hazırlık yapılan detaylı ve planlı bir piknik değildi. Kahvaltımızı zaten evde yapmıştık. Daha sonra çaylarımızı hazırladık, birbirimizle haberleştik ve buluşmaya karar verdik. Teyzelerimden biri zaten bizde kalıyordu, bu yüzden evden onunla birlikte çıktık. Bizi arabayla götürdü ve bu durum işimizi çok kolaylaştırdı. Aslında Sular Vadisi evimize çok uzak olmadığı için yürüyerek de gidilebilir. Fakat yanımızda birkaç çanta, çay termosları ve üzerine oturabileceğimiz bazı eşyalar vardı. Bu yüzden arabanın olması bizim için büyük bir avantajdı. Uzun zamandır böyle bir plan yapmaktan bahsediyorduk ama her seferinde bir şey çıkıyor ve gerçekleştiremiyorduk. Bu kez çok fazla planlamadan kendiliğinden olması beni ayrıca mutlu etti. Spontane planları gerçekten çok seviyorum çünkü çoğu zaman en doğal ve unutulmaz anılar böyle ortaya çıkıyor.

First, my aunt picked up my other aunt and my father’s sister, and then we all went to the park together. It was Saturday, so the area was already a little busy. We could not find a parking space close to the entrance, and we had to leave the car farther away. This was not a problem because the weather was beautiful and we enjoyed walking slowly together. I know Sular Vadisi quite well because I sometimes come here for my morning walks. It is a large and peaceful place with long paths, green areas, small ponds, trees, and many corners where people can sit and relax. Every time I visit, I think that I should come more often. I wish I could walk there every morning, or at least two or three times a week. Walking among the trees and near the water always helps me clear my mind. Even though it is inside a crowded city, some parts of the park feel very calm.

Önce teyzem diğer teyzemi ve halamı aldı, ardından hep birlikte parka doğru yola çıktık. Günlerden cumartesi olduğu için bölge biraz kalabalıktı. Girişe yakın bir park yeri bulamadık ve arabayı biraz daha uzağa bırakmak zorunda kaldık. Fakat bu bizim için sorun olmadı çünkü hava güzeldi ve birlikte yavaş yavaş yürümekten keyif aldık. Sular Vadisi’ni aslında oldukça iyi biliyorum çünkü zaman zaman sabah yürüyüşlerimi burada yapıyorum. Uzun yürüyüş yolları, yeşil alanları, küçük göletleri, ağaçları ve insanların oturup dinlenebileceği birçok köşesi olan büyük ve huzurlu bir yer. Buraya her geldiğimde daha sık gelmem gerektiğini düşünüyorum. Keşke her sabah ya da en azından haftada iki üç kez burada yürüyebilsem. Ağaçların arasında ve suyun yanında yürümek zihnimi dinlendirmeme her zaman yardımcı oluyor. Kalabalık bir şehrin içinde bulunmasına rağmen parkın bazı bölümleri insana oldukça sakin hissettiriyor.

After entering the park, we walked around for a while and tried to find a comfortable place to sit. I wanted to stay close to the water because I love quiet views. There is a small artificial stream and pond in the park, surrounded by rocks, grass, and tall green plants. I thought sitting there would be more peaceful and beautiful. My aunts wanted a slightly busier place where we could watch people while talking. They thought it would be enjoyable to sit close to the walking path and see families, children, and people exercising. In the end, we found a place near the water that was not completely empty but was still calm enough for me. It was a good balance for all of us. We could enjoy the water, the ducks, the trees, and the sky, but we could also see people passing by. The sunlight appeared between the clouds from time to time, and the reflections on the water were beautiful.

Parka girdikten sonra bir süre yürüdük ve rahatça oturabileceğimiz bir yer aradık. Ben suyun yakınında kalmak istiyordum çünkü sakin manzaraları çok seviyorum. Parkta taşlar, çimenler ve uzun yeşil bitkilerle çevrili küçük, yapay bir dere ve gölet bulunuyor. Orada oturmanın daha huzurlu ve güzel olacağını düşündüm. Teyzelerim ve halam ise sohbet ederken insanları da izleyebileceğimiz biraz daha hareketli bir yerde oturmak istiyorlardı. Yürüyüş yolunun yakınında oturup aileleri, çocukları ve spor yapan insanları izlemenin keyifli olacağını düşünüyorlardı. Sonunda suya yakın, tamamen boş olmayan ama benim için de yeterince sakin bir yer bulduk. Böylece hepimiz için güzel bir denge oluştu. Hem suyu, ördekleri, ağaçları ve gökyüzünü izleyebiliyor hem de yanımızdan geçen insanları görebiliyorduk. Güneş zaman zaman bulutların arasından çıkıyordu ve suyun üzerindeki yansımalar gerçekten çok güzeldi.

My aunt had one folding chair in the car, and it was very useful, but I really wished we had brought a few more chairs. We stayed there for almost four hours, and sitting on the ground for such a long time became a little tiring. We had brought different tea flasks with us. One of my aunts brought tea, my father’s sister also brought tea, and I brought another flask. We laughed when we noticed how much tea we had. We sat there until we had almost finished all of it. During those hours, we talked about many things. We shared family news, remembered old stories, laughed, and sometimes simply watched the park in silence. We did not need a large meal or an expensive place. A peaceful green area, warm tea, and good conversation were enough. I think these simple meetings are sometimes much more enjoyable than heavily planned days because nobody feels pressure to make everything perfect.

Teyzemin arabasında bir tane katlanabilir sandalye vardı ve gerçekten çok işimize yaradı. Fakat keşke birkaç sandalye daha getirmiş olsaydık diye düşündüm. Çünkü orada yaklaşık dört saat kaldık ve bu kadar uzun süre yerde oturmak bir süre sonra biraz yorucu oldu. Yanımızda farklı çay termosları vardı. Teyzelerimden biri çay getirmişti, halam da çay getirmişti ve ben de ayrı bir termos hazırlamıştım. Ne kadar fazla çayımız olduğunu fark edince hep birlikte güldük. Neredeyse bütün çayları bitirene kadar orada oturduk. Bu saatler boyunca birçok konu hakkında konuştuk. Aileden haberler paylaştık, eski hikâyeleri hatırladık, güldük ve bazen sadece sessizce parkı izledik. Büyük bir yemeğe ya da pahalı bir mekâna ihtiyacımız yoktu. Huzurlu ve yeşil bir alan, sıcak çay ve güzel bir sohbet bize yetti. Bence böyle basit buluşmalar bazen detaylı bir şekilde planlanan günlerden çok daha keyifli oluyor çünkü hiç kimse her şeyi mükemmel yapmak için baskı hissetmiyor.

After sitting for a while, I took off my shoes and placed my feet directly on the grass. The grass felt soft and cool, and it was one of my favorite moments of the day. I enjoy feeling connected to nature, especially after spending many days surrounded by buildings, traffic, and noise. There was also a sweet orange-and-white cat near us. It came close to our bags and sat beside a large rock as if it wanted to join our picnic. Of course, I immediately took its photo. The park also had many beautiful details for photography: the changing clouds, reflections on the pond, green plants, quiet walking paths, rocks around the water, and the evening light. I took many photographs because every few minutes the view seemed to change. At first the sky was bright and blue, then soft evening colors appeared, and later the park lights slowly started to turn on. It felt like we watched the whole park move from afternoon into night.

Bir süre oturduktan sonra ayakkabılarımı çıkardım ve ayaklarımı doğrudan çimenlere bastım. Çimenler yumuşak ve serindi. Bu, günün en sevdiğim anlarından biriydi. Özellikle uzun süre binaların, trafiğin ve gürültünün arasında kaldıktan sonra doğayla doğrudan temas etmeyi çok seviyorum. Yakınımıza turuncu-beyaz, çok sevimli bir kedi de geldi. Çantalarımızın yanına yaklaşıp büyük bir kayanın dibine oturdu. Sanki pikniğimize katılmak istiyordu. Elbette hemen onun da fotoğrafını çektim. Parkta fotoğraf çekmek için çok güzel başka ayrıntılar da vardı: sürekli değişen bulutlar, göletin üzerindeki yansımalar, yeşil bitkiler, sakin yürüyüş yolları, suyun çevresindeki taşlar ve akşam ışığı… Çok fazla fotoğraf çektim çünkü manzara birkaç dakikada bir değişiyor gibiydi. İlk geldiğimizde gökyüzü aydınlık ve maviydi. Daha sonra yumuşak akşam renkleri ortaya çıktı ve gecenin yaklaşmasıyla parkın ışıkları yavaş yavaş yanmaya başladı. Sanki parkın öğleden geceye geçişini birlikte izledik.

There were three ducks swimming in the pond, and I enjoyed watching them for a long time. They moved from one side of the water to the other, disappeared behind the tall plants, and then suddenly returned. I decided to record them with the time-lapse setting on my phone. The final video was very cute because the ducks moved quickly across the water, came close to each other, and then separated again. The changing sky and the reflections also made the video more beautiful. I would really like to share that video in this community, but I am not sure how to upload a video here. I usually share photographs, so I still need to learn the video feature. If anyone knows how to upload a video to Ecency or the Photography Lovers community, could you please explain it in the comments? I would be very happy to share this little time-lapse because it shows the peaceful atmosphere of the pond better than a single photograph.

Göletin içinde yüzen üç ördek vardı ve onları uzun süre izlemekten büyük keyif aldım. Suyun bir tarafından diğer tarafına geçiyor, uzun bitkilerin arkasında kayboluyor ve sonra birden yeniden ortaya çıkıyorlardı. Telefonumu hızlandırılmış çekim moduna alarak onları kaydetmeye karar verdim. Ortaya çıkan video çok sevimli oldu çünkü ördekler suyun üzerinde hızlı hızlı ilerliyor, birbirlerine yaklaşıyor ve sonra yeniden ayrılıyorlardı. Değişen gökyüzü ve suyun üzerindeki yansımalar da videoyu daha güzel hâle getirdi. Bu videoyu gerçekten bu toplulukta paylaşmak istiyorum ama buraya nasıl video yükleyeceğimden tam olarak emin değilim. Genellikle sadece fotoğraf paylaştığım için video özelliğini öğrenmem gerekiyor. Ecency’ye ya da Photography Lovers topluluğuna nasıl video yüklendiğini bilen varsa yorumlarda anlatabilir mi? Bu küçük hızlandırılmış videoyu sizlerle paylaşmayı çok isterim çünkü göletin huzurlu atmosferini tek bir fotoğraftan daha güzel gösteriyor.

As the hours passed, the park slowly became more crowded. It was Saturday evening, and many people started arriving after the heat of the day became weaker. Some came to walk, some brought their children, some exercised, and others sat on the grass with their friends and families. The quiet paths became livelier, and we could feel the atmosphere changing. When the evening call to prayer began, we realized how long we had been sitting there. The grass was also becoming colder, and staying on the ground was no longer very comfortable. We collected our cups, tea flasks, bags, and other things. Then we started walking slowly toward the car. The park looked very different at night. The small cafés and food areas were decorated with warm lights, families were still arriving, and the walking paths were full of people. Even though we were tired, the walk back to the car was enjoyable because we continued talking and laughing.

Saatler geçtikçe park yavaş yavaş daha kalabalık olmaya başladı. Cumartesi akşamıydı ve günün sıcaklığı azaldıkça insanlar akın akın geliyordu. Bazıları yürüyüş yapmak, bazıları çocuklarını gezdirmek, bazıları spor yapmak için gelmişti. Bazıları da arkadaşları ve aileleriyle çimenlerde oturuyordu. Başta sakin olan yürüyüş yolları giderek daha hareketli hâle geldi ve parkın atmosferinin değiştiğini hissedebiliyorduk. Akşam ezanı okunmaya başladığında orada ne kadar uzun süre oturduğumuzu fark ettik. Çimenler de artık soğumaya başlamıştı ve yerde oturmak eskisi kadar rahat değildi. Bardaklarımızı, çay termoslarımızı, çantalarımızı ve diğer eşyalarımızı topladık. Daha sonra yavaş yavaş arabaya doğru yürümeye başladık. Park gece olduğunda bambaşka görünüyordu. Küçük kafeler ve yiyecek alanları sıcak ışıklarla süslenmişti. Aileler hâlâ gelmeye devam ediyor ve yürüyüş yolları insanlarla doluyordu. Yorulmuş olmamıza rağmen arabaya dönüş yolumuz da keyifliydi çünkü sohbet etmeye ve gülmeye devam ettik.

When we finally reached the car, my aunt drove us home and dropped each of us off one by one. It had been a very simple day, but it made all of us happy. We did not travel far, spend much money, or prepare a large picnic table. We only took our tea, sat near the water, talked for hours, watched ducks, took photographs, and enjoyed being together. I think we should repeat this kind of meeting more often. Next time, we can prepare some food at home and eat our dinner there. We can also bring more useful things, such as folding chairs, a larger picnic mat, cushions, and perhaps a small table. That would allow us to stay more comfortably for a longer time. Still, I loved this first spontaneous meeting exactly as it was. It reminded me that we do not always need a perfect plan to create a beautiful memory. Sometimes calling the people we love, preparing some tea, and going to the nearest green place is more than enough.

Sonunda arabaya ulaştığımızda teyzem bizi sırayla evlerimize bıraktı. Çok basit bir gündü ama hepimizi mutlu etti. Uzak bir yere gitmedik, çok fazla para harcamadık ve büyük bir piknik sofrası hazırlamadık. Sadece çaylarımızı aldık, suyun kenarında oturduk, saatlerce sohbet ettik, ördekleri izledik, fotoğraflar çektik ve birlikte olmanın keyfini çıkardık. Bence bu tür buluşmaları daha sık tekrar etmeliyiz. Bir dahaki sefere evde yemek hazırlayıp orada akşam yemeğimizi bile yiyebiliriz. Ayrıca katlanabilir sandalyeler, daha büyük bir piknik örtüsü, minderler ve belki küçük bir masa gibi daha kullanışlı eşyalar götürebiliriz. Böylece daha uzun süre ve daha rahat bir şekilde oturabiliriz. Yine de bu ilk spontane buluşmayı olduğu hâliyle çok sevdim. Güzel bir anı oluşturabilmek için her zaman kusursuz bir plana ihtiyacımız olmadığını bana yeniden hatırlattı. Bazen sevdiğimiz insanları aramak, biraz çay hazırlamak ve yakındaki yeşil bir alana gitmek fazlasıyla yeterli oluyor.

Leave A Spontaneous Evening at Sular Vadisi (eng-tr) to:

Written by

There is no Planet B

Read more #hive-194913 posts


Best Posts From Sustainable Energy Supporter

We have not curated any of oneplanet's posts yet. But you can encourage our curation team to review posts by visiting them regularly and by referring other readers. Because we give priority to frequently read content.

More Posts From Sustainable Energy Supporter